Pelvan Abba çıkıp davul çalardı
Ardına kızanlar koşup dolardı
Gagollu çayırdan asıl yolardı
Uzak bir mâzîsin Boba Tepesi
Ali Molla’dan ezan selâ sesi
Rabbiyesir yastığımızın süsü
İğneli fıçı andık taranpisi
Derin bir uykusun Boba Tepesi
Kerim Ağa çorapların çekerdi
Ali Gödek de yürürken sekerdi
Dadalar tatlı dilli ne şekerdi
Gene öyle misin Boba Tepesi
Mâcır İsmêl kulağını kaşırdı
Hasan Basri ustaya harç taşırdı
Bâryeli’nin uykusun kim aşırdı
Unutulmuş üryâsın Boba Tepesi
Ateş Yusuf taş işlemekten bezerdi
Belber Ali kiremitlik dizerdi
Karılar da pînir macın süzerdi
Mübârek sofrasın Boba Tepesi
Râsim Onbaşı ak darı ekmişti
O yazın darıyı kuşlar yemişti
Oraz Nûri de bir uyku çekmişti
Neşen bozulmasın Boba Tepesi
Dâvut Aga’nın çıplaktı ayağı
Cama giden gençler yirdi dayağı
Kerpiçler Kuyusu Manda Yatağı
Gölgen genişlesin Boba Tepesi
Appas Abba kürek sapı yonardı
Bostan keserken elimiz kanardı
Evlerde cılız bir kandil yanardı
Uzun bir gecesin Boba Tepesi
Göldeki gümeden tüfek atması
Kimi kızların gençlere çatması
Mâcır İbrâm’ın elva satması
Düğün şenliğisin Boba Tepesi
Mârem Demir Keşan’a göçünce
Bursalı Fêmi üzülüp içince
Biçerci anızı üstten biçince
Canın sıkılmasın Boba Tepesi
Uzun Âmet er vakıt câmideydi
Sorun bakalım Karânî nerdeydi
Tutulacak balıklar deredeydi
Dallarda bubuşsun Boba Tepesi
Hasan Bal akîde şekeri yerdi
Koca Ali meslâ deyip gülerdi
Acaba sana bu adı kim verdi
Ne güzel isimsin Boba Tepesi
